Değerli Paydaşlarımız,
2025 yılı, küresel ekonomide dengelenme ve enflasyonla mücadele temalarının öne çıktığı bir dönem oldu. Ticaret gerilimleri, jeopolitik belirsizlikler ve sıkı finansal koşullara rağmen küresel ekonomi beklenenden daha dirençli bir performans gösterdi. Dünya Bankası raporuna göre, küresel büyüme 2025’te %2,7 seviyesinde gerçekleşirken, bu oranın 2026’da %2,6 olması bekleniyor.
Bu dönemde ABD’de teknoloji, yapay zekâ ve otomasyon yatırımları büyümeyi destekledi; Fed politika faizini Aralık 2025’te %3,75’e çekti. Yıllık enflasyon %2,7’ye geriledi. Euro Bölgesi ECB’nin faiz indirimleri ve maliye politikasının destekleri ile büyümesini sürdürdü. Euro Bölgesi ekonomisi 2025 yılında %1,5 büyürken enflasyon oranı %2 olarak gerçekleşti. Çin’de PBoC, finansal istikrarı önceliklendiren temkinli bir duruş sergileyerek faizleri sabit tuttu. Ayrıca dijital Yuan ile uluslararası finansal entegrasyonuna yönelik adımlarını hızlandırdı.
Türkiye ekonomisi, mali disiplin ve para politikasının güçlü eşgüdümü sayesinde makroekonomik dengelerini yeniden tesis etti. 2025 yılında %3,6 büyüme kaydeden ekonomi, cari fiyatlarla yıllık 63,0 trilyon TL GSYH’ye ulaştı. TCMB, Aralık 2025’te politika faizini %38’e çekerek fiyat istikrarını destekledi; brüt rezervler tarihi seviyelere ulaştı. Enflasyon Aralık ayında %30,89’a gerilerken, piyasa ile hane halkı beklentileri iyileşti. Bu gelişmeler, enflasyonla mücadelede somut kazanımlar olarak değerlendiriliyor.
Finansal göstergeler de olumlu bir seyir izledi. Ülke risk primi (5 yıllık CDS) 204 baz puana gerileyerek son 7,5 yılın en düşük seviyesine indi ve uluslararası yatırımcı güveni güçlendi. Uluslararası kuruluşlar Türkiye’ye yönelik büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize ederek, uygulanan politika ve reformların güvenilirliğini teyit etti.
Ekonomik faaliyetlerin ana destekleyicisi konumundaki Türk bankacılık sektörü, 2025 yılında artan TL mevduat payı ve güçlü sermaye yapısıyla reel ekonomiyi desteklemeyi sürdürdü. BDDK verilerine göre, 2025 yılında sektörün toplam aktif büyüklüğü yaklaşık 47 trilyon TL seviyesine ulaştı. Reel sektöre nakdi ve gayri nakdi krediler yoluyla sağlanan finansman 32 trilyon TL’yi aşarken, sektörün ana fonlama kaynağı olan mevduatlar 27 trilyon TL seviyesini aştı.
VakıfBank olarak biz de Türkiye ekonomisine olan desteğimizi kararlılıkla sürdürdük. 2025 yılında toplam varlıklarımızı bir önceki yıla göre %34 oranında artırarak 5,4 trilyon TL seviyesine taşıdık. Üreten, ihracat yapan ve istihdam sağlayan reel sektörün yanında olma vizyonumuz doğrultusunda, ekonomiye sağladığımız nakdi ve gayrinakdi kredi desteği 3,8 trilyon TL’yi aştı. Güçlü sermaye yapımızı koruyarak özkaynaklarımızı da 322 milyar TL seviyesine yükselttik.
VakıfBank olarak, köklü geçmişimizden aldığımız güç ve yenilikçi çözümlerimizle 2026 yılında da ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına ve büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, bize güvenen müşterilerimize, kıymetli hissedarlarımıza ve başarılarımızdaki en büyük pay sahibi olan çalışma arkadaşlarımıza teşekkürlerimi sunarım.
Saygılarımla,
Mustafa SAYDAM
Yönetim Kurulu Başkanı