| Riskler | Fırsatlar |
| Enerji kaynaklarının birim maliyetlerindeki ve tüketim miktarlarındaki artış | Doğal kaynak tüketimini kontrol altına alarak karbon ayak izinin küçültülmesi |
| Doğal kaynakların kullanımı ve atık miktarındaki artış | İklim değişikliği ve enerji verimliliği konularındaki eğitimler ile doğal kaynak kullanımı ve atık miktarının sınırlandırılması |
| Doğal kaynakların bilinçsiz kullanımının iklim değişikliğine olumsuz etkisi | Dijital dönüşümün doğal kaynak kullanımını azaltması |
| Özgün projeler ile iklim değişikliğine pozitif katkı sağlanması |
Öncelikli Konular & SKA’lar
İklim Değişikliğiyle Mücadele ve Çevresel Uyumluluk
SKA: 6, 13, 15
Bankacılık faaliyetlerimizi uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uygun şekilde gerçekleştirerek, çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızı sürekli iyileştirmeyi, daha yaşanabilir bir gelecek için sürdürülebilirliği kurumsal stratejimize entegre etmeyi öncelikli hedef olarak benimsiyoruz. Bu çerçevede, çağımızın en büyük sorunlarından biri olan iklim değişikliğinin hem operasyonlarımız hem de sağladığımız finansman üzerinde oluşturduğu etkilerin farkındayız ve bu etkileri en iyi şekilde yönetmeyi amaçlıyoruz. İklim değişikliğinin yarattığı riskleri etkin şekilde yöneterek, düşük karbonlu bir ekonomiye geçişte aktif rol almayı hedefliyoruz.
VakıfBank olarak Paris İklim Antlaşmasıyla öngörülen en fazla 1,5°C’lik sıcaklık artışı hedefiyle uyumlu olarak Bankamız sera gazı emisyonlarını ölçme ve hedeflerini belirleme çalışmalarını sürdürüyoruz. Bilim Temelli Hedef girişimi (Science Based Targets initiative) tarafından 2023 yılında onaylanan hedeflerimize ve 2050 yılına kadar ‘net sıfır’ emisyon hedefine ulaşmak için gerekli çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. SBTi tarafından onaylanan hedeflerimizin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.
Çevresel verilerimizin etkin yönetimi amacıyla 2025 yılında çevre veri tabanımızda kapsamlı iyileştirmeler gerçekleştirdik. Devreye aldığımız Abone Kayıt Sistemi ile şube, ATM ve birimlerimize ait tüm abonelik bilgilerini tek bir platform üzerinden izlenebilir hale getirdik. Emisyon hesaplamalarında kullandığımız tüketim verilerinin önemli bir bölümünü, dağıtıcı kurumlarla kurduğumuz entegrasyon sayesinde doğrudan temin ederek iç sistemlerimize aktarıyoruz. Fatura ödeme süreçleriyle entegre ettiğimiz tüketim veri takip sistemimiz sayesinde veri toplama süreçlerimizi hızlandırırken operasyonel maliyetlerimizi azaltıyor, aynı zamanda karbon ayak izimizin düşürülmesine katkı sağlıyoruz.
Tam zamanlı 12 personelimizin görev yaptığı Çevre Yönetimi Müdürlüğümüzde söz konusu verileri düzenli bir şekilde izlemenin yanı sıra denetliyor ve doğal kaynak tüketimlerini ve sera gazı salımlarını azaltmak için tüm birimlerimizi yönlendiriyor. Bu bağlamda “Sera Gazı Emisyonu Hesaplama ve Raporlama Yönetmeliği” Çevre Yönetimi Müdürlüğü koordinatörlüğünde güncellendi. Sera gazı emisyonları, güncellenen hesaplama yönetmeliği doğrultusunda sistem altyapısı iyileştirilerek kurumumuz bünyesinde hesaplanmaya başladı. Sürecin sistemsel bir yapıya oturtulmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor.
Bankamız, yalnızca kendi operasyonel faaliyetlerini değil, aynı zamanda kredi ve yatırım ilişkileri aracılığıyla etki ettiği değer zincirini de dikkate almaktadır. Bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda; kredi ve yatırım portföyümüzden kaynaklanan emisyonların sistematik biçimde ölçülmesi ve yönetilmesine yönelik çalışmalarımız sürdürülmektedir. Finanse edilen emisyon hesaplamalarını, Sera Gazı Protokolü ile uyumlu olan PCAF açık kaynak standardı çerçevesinde yürüterek metodolojinin teknik prensiplerini Bankamızın iç sistem altyapısına entegre ettik. Bu sayede hesaplamalar standart, izlenebilir ve karşılaştırılabilir bir yapıya dönüştü. Kapsam 3 Sera Gazı Emisyonları Hesaplaması çalışmaları, ulusal ve uluslararası regülasyonlar finansal verilere dayalı veri tabanlarının çevre, iklim ve sürdürülebilirlik konularında geliştirilmesini ihtiyacın da ötesinde zorunlu haline getirdi. Bu doğrultuda müşterilerimizin çevresel verilerini toplamaya yönelik bir sistem kurmaya yönelik çalışmalara başlandı. Banka’nın iklim değişikliği kaynaklı risklerinin yönetilmesini, sera gazı emisyonlarının finansal karar alma süreçlerine ve stratejik hedeflere entegrasyonunu desteklemeye ve düşük karbonlu uygulamaların değerlendirilmesine yönelik olarak “İç Karbon Fiyatlandırma Yönetmeliği” yayımladık.
VakıfBank olarak sera gazı salımlarımızı ISO 14064-1:2018 standartlarına göre tüm lokasyonlarımız seviyesinde hesaplıyor ve bağımsız akredite kuruluşlara doğrulatıyoruz. Bu kapsamda “Sera Gazı Envanter Raporu” hazırlıyoruz. Ayrıca, kuruluşumuzun su ayak izlerinin değerlendirilmesi ve raporlanması için şeffaflık, tutarlılık, yeniden üretilebilirlik ve güvenilirlik sağlayarak ilgili taraflara fayda sağlaması, su kaynakları ve su kullanımı miktarlarının hesaplanıp doğrulanması, hedeflere ulaşılabilmesi ve gelecek yıllarda yapılacak CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) beyanları için altyapı oluşturuyoruz. VakıfBank olarak su ayak izimizi ISO 14046:2014 standartlarına göre hesaplıyor ve bağımsız akredite kuruluşlara doğrulatıyoruz. Bu kapsamda “ISO 14046:2014 Water Footprint – Principles, Requirements and Guidelines” (ISO 14046:2014 Su Ayak izi – Prensipler, Gerekler ve Kılavuz) standardına uygun olarak “Su Ayak İzi Envanter Raporu” hazırlıyoruz.
Su güvenliği, iklim değişikliği ve ormansızlaşmaya ilişkin stratejilerimizi, performansımızı, bu alandaki risk ve fırsatları nasıl yönettiğimizi şeffaf bir şekilde yatırımcılarımız ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Bu kapsamda 2025 yılında Dünya çapında 22.100’den fazla kuruluşun verilerini paylaştığı Karbon Saydamlık Projesi (Carbon Disclosure Project- CDP) değerlendirmelerinde Su Güvenliği Programı’nda sergilenen sürdürülebilir ve tutarlı performansı koruyarak en yüksek değerlendirme seviyesi olan “A” notumuzu muhafaza ettik. İlk kez yanıtladığımız Orman Programı’nda güçlü yönetişim yapımız, kapsamlı risk ve fırsat yönetimi yaklaşımımız ve stratejik uygulamalarımız doğrultusunda en yüksek skor olan “A” notunu almaya hak kazanarak çevresel performansımızı çok boyutlu bir şekilde ileri taşıdık. İklim Değişikliği Programı’nda ise “B” notunu aldık. Böylece, CDP’nin 2025 Global A Listesi’nde Su Güvenliği ve Ormansızlaşma programlarında yer alma başarısını gösterdik.
VakıfBank olarak, orman ve doğa ile ilgili risk değerlendirmelerini Çevresel ve Sosyal Risk Yönetim Sistemi (ÇSYS) aracılığıyla risk tanımlama ve değerlendirme süreçlerine entegre etmeye başladık. Biyolojik çeşitlilik kaybı, arazi bozulması ve ormansızlaşmaya yönelik coğrafi ve sektörel maruziyeti belirlemek için kapsamlı iklim senaryolarından (örneğin NGFS, RCP 4.5/8.5) ve ulusal ekosistem risk değerlendirmelerinden yararlanıyoruz. Turizm sektörünü, iklim kaynaklı habitat kaybı ve çevresel bozulmaya karşı giderek daha savunmasız hale gelen ormanlık ve kıyı alanları da dahil olmak üzere, el değmemiş doğal ekosistemlere olan bağımlılığı nedeniyle çevresel açıdan hassas olarak sınıflandırılıyoruz. Sonuç olarak, ekolojik açıdan hassas bölgelerdeki turizm projelerine ilişkin kredileri, Çevresel Sosyal ve Yönetişim (ESG) risk çerçevesi kapsamında incelemeye tabi tutuyoruz. 2025 yılı itibarıyla 10 milyon ABD Doları’nı aşan tüm proje finansmanı başvuruları için Türkiye Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği ve IFC Performans Standartları ile uyumlu olarak doğa kaynaklı risk kriterlerini sürece dahil ettik. Senaryo bazlı coğrafi önceliklendirme ile kuraklık ve toprak erozyonu riskinin daha yüksek olduğu alanların belirlenmesine olanak tanıyarak daha bilinçli kredi tahsisine rehberlik ettik.
Bu gelişmeler; portföy performansını, itibarı ve AB Ormansızlaşma Yönetmeliği gibi yaklaşan küresel düzenlemelere uyumu etkileyebilecek doğa kaynaklı risklerin tanımlanmasını iyileştirdi. Ayrıca; ormanlar, biyolojik çeşitlilik ve arazi kullanımı değişikliğine vurgu yaparak, risk yönetimini Doğayla İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TNFD) gibi doğa odaklı çerçevelerle uyumlu hale getirmeye hazırlanıyoruz.
Bankamız Ağustos 2025’te sürdürülebilirlik çalışmalarını ve hedeflerini içeren ilk Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda iklim değişikliği kaynaklı geçiş riskleri, fiziksel riskler ve bunlarla bağlantılı fırsatlar kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Bankamızın TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nda belirtilen geçiş riskleri arasında Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM)’nın etkisine yer verilmekte olup, 2026 itibarıyla karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan firmalara ek maliyetler getirecek olan SKDM şirketlerin kâr marjlarını daraltarak kredi geri ödeme kapasitelerini zayıflatabilecek bir risk unsuru olarak değerlendirildi. Bu doğrultuda, karbon yoğun sektörlerin portföydeki payının azaltılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin desteklenmesi ve sürdürülebilir finansman fırsatlarının önceliklendirilmesi stratejik yaklaşımımızın temelini oluşturuyor.
Fiziksel riskler arasında ise turizm ve enerji sektörlerinin artan sıcak hava dalgaları, su krizi, sel ve orman yangınlarının turizm gelirlerinde daralmaya ve hidroelektrik üretiminde azalışa yol açarak firmaların ödeme gücü üzerinde baskı oluşturabileceğine yere verildi. Bankamız, önümüzdeki dönemlerde bu etkilerin kredi geri ödemelerine yansıyabilecek olumsuzluklarını dikkate almaya ve riskin potansiyel etkilerini ölçmeyi hedefliyor.
İklim risklerinin yönetimi kadar, bu süreçte ortaya çıkan finansal fırsatların değerlendirilmesi de önceliklerimiz arasında yer aldı ve bu çerçevede, raporumuzda sürdürülebilir finansman önemli bir fırsat alanı olarak vurgulandı. Bankamız, uluslararası kuruluşlardan sağlanan tematik fonlar sayesinde uygun maliyetli ve uzun vadeli kaynaklara erişim sağlıyor, yeşil krediler ve karbon azaltımına dayalı ürünler ile hem müşteri ihtiyaçları karşılanıyor, aynı zamanda Türkiye’nin düşük karbonlu kalkınma sürecine katkı sunuyor. Bu yaklaşım, bankamızın düzenleyici uyumunu güçlendirirken uzun vadeli rekabet avantajı yaratıyor ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimize hizmet ediyor.
Bununla birlikte, Bankamızda enerji tüketimini azaltmak için verimi yüksek ürünler kullanmayı tercih ediyoruz. Bu bağlamda; merkezi ısıtma soğutma sistemlerini, enerji verimliliği yüksek sunucuları, A sınıfı inverterli klimaları, enerji verimli ürünleri kullanıyoruz. Aydınlatmalarda LED sistemleri kullanıyor, merkezi olarak bilgisayar ve telefonları, belirlenen saatlerden sonra kapatıyoruz.
Ayrıca, Batman ili Kozluk ilçesinde 2025 yılında kurulum kararı alınan ve 2026 yılı içerisinde tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanan yaklaşık 30 MWe kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali yatırımımız bulunmakta. Uzun yıllardır elektrik tüketimimizi yenilenebilir enerji kaynaklarından temin ederek I-REC sertifikaları ile belgelendiren bir Banka olarak planlama ve kurulum aşamasındaki bu yatırımın devreye alınmasıyla birlikte tüketimimizin önemli bir bölümünü doğrudan kendi üretimimizden karşılamayı hedefliyoruz. Bu sayede yenilenebilir enerji kullanımımızı kalıcı ve yapısal bir modele dönüştürmeyi, enerji tedarik güvenliğimizi güçlendirmeyi ve operasyonlarımızdan kaynaklanan emisyonları azaltmayı amaçlıyoruz.
GRI 3-3, 101-2, 101-4, 101-5, 101-6, 101-8, 201-2, 306-1, 306-2
Modern teknolojilerle hayata geçirilecek proje kapsamında üretilecek elektrik enerjisinin ulusal şebekeye aktarılmasıyla ülkemizin yenilenebilir enerji kapasitesine katkı sağlanacak; aynı zamanda net sıfır emisyon hedeflerimiz doğrultusundaki dönüşümümüz somut bir üretim altyapısı ile desteklenecektir. Bu yatırım, sürdürülebilir finans yaklaşımımızın sahadaki güçlü bir yansıması olarak, çevresel etkilerimizi azaltma ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlama hedefimizin önemli bir kilometre taşı niteliğindedir.
2023 yılında Bankamızın İstanbul Finans Merkezinde bulunan Genel Müdürlük binası ve tüm şubelerimizde (bağlı şubeler hariç) su arıtma sistemlerini devreye aldık. Bu uygulamamız ile plastik kullanımını minimuma indirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda 2024 yılı verilerine kıyasla 2025 yılında damacana ve pet şişe kaynaklı plastik tüketimimizi %12 oranında azaltarak çevreye olan hassasiyetimizi göstermiş olduk. Bununla beraber, önceki yıllarda başlattığımız e-atık kampanyasına 2025 yılında da devam ettik. Topladığımız e-atıkları TUBİSAD aracılığıyla bertaraf ederek Darüşşafaka’ya bağış olarak dönüştürdük.
2025 yılı itibarıyla toplam 335 adet hibrit aracı ve 151 adet elektrikli aracı kullanıma sunduk. İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan Genel Müdürlük binamıza elektrikli araçların kullanımına sunulmak üzere elektrikli araç şarj ünitelerini devreye aldık. Tüm bu uygulamalarla enerji tasarrufu sağlıyor, karbon salımlarımızın takibi ve raporlamasını “Sera Gazı Emisyonu Veri Toplama ve Hesaplama Yönetmeliği”ne uygun olarak yapıyoruz.
ISO 50001 Enerji Verimliliği Yönetim Sistemi sertifikasında devamlılığı sağlıyoruz. Enerji tüketimimizi azaltmaya devam ediyoruz.
Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2025 denetim döneminde de Entegre Yönetim Sistemi kapsamında ISO 9001, ISO 14001, ISO 45001, ISO 50001 ve ISO 10002 standartları belgelerini alarak bankacılık faaliyetlerimizin çevreye doğrudan etkilerini uluslararası standartlara uyumlu şekilde yönettiğimizi belgelendirdik. Tüm VakıfBank çalışanlarının ISO 14001 sertifikalı binalarda çalışmasını sağladık. Kağıtsız Bankacılık kapsamında Entegre Yönetim Sistemi Dokümantasyonunu da elektronik veri tabanında takip ediyoruz. Ek olarak, denetim süreçlerinin sistematik ilerlemesi açısından şubelerimizde mevcut olan ISO Entegre Yönetim Sistemi Temsilcisi görevlendirmesini Bankamız birimlerinde de uygulamaya alarak birimler düzeyinde farkındalık ve kapsayıcılığın artırılması sağladık.
2025 yılında ISO 14064 sertifikası ile doğruladığımız Kapsam 1+2 sera gazı emisyonlarımızın fazlasını dengeleyerek karbon nötr Banka olduk. Hedeflediğimiz gibi 2025 yılında da elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini belgeleyen uluslararası sertifikasyon sistemi olan I-REC ‘e dahil olduk. Bu dönemde elektrik tüketimimizi (yurt dışı hariç) %100 yenilenebilir enerji olarak temin ettik. Çevre verilerimize buradan ulaşabilirsiniz.
Her yıl tüm lokasyonlarımızda Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan iç denetimler ve bağımsız denetçi firmalar aracılığıyla dış denetimler gerçekleştiriyoruz. Denetimlerde uygunsuzluk oluşması halinde düzeltici faaliyet formu oluşturarak sorunun çözümü için çalışmalar yapıyoruz. Çevresel etkimizi azaltmak adına atıklarımızın yönetimini de önemsiyor, tehlikeli atıklarımızı ayrıştırıyor ve kişi başı atık oluşum miktarlarımızı azaltma çalışmaları yürütüyoruz. Tehlikeli ve tehlikesiz atıklarımızın yönetimini de tamamlayarak yerel ve uluslararası mevzuatlara uygun hale getirdik. Geri dönüşümlü atıkları ve tehlikeli atıkları ayrıştırıyor ve çevreye zarar vermeden bertarafını sağlıyoruz. Tüm lokasyonlarımızda geri dönüşüm kutuları bulundurarak geri dönüşüm oranımızı artırmaya devam ediyoruz.
Ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında 2022 yılı itibarıyla tüm lokasyonlarımız için, 2024 yılında İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan Genel Müdürlük Binamız için Sıfır Atık Belgesi almıştık. 2025 yılında da yeni açılan şubelerimiz için Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanarak belgeyi alan şubelerimiz adına çevresel sorumluluk ve ekosistemlerin desteklenmesine yönelik taahhüdümüz kapsamında fidan bağışında bulunduk. Haftalık periyotlarla Sıfır Atık uygulamalarına yönelik anketler gerçekleştirerek çalışanların katılımını ve geri bildirimlerini değerlendirdik. Aynı zamanda her ay düzenli olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ait Ulusal Çevre Bilgi Sistemi (eski adıyla Entegre Çevre Bilgi Sistemi) platformuna yapılması gereken atık beyanlarının, iç sistemlerimizle entegrasyonunu sağlayarak robotik beyan sürecine geçirdik. Bu yaklaşım sayesinde operasyonel iş yükümüz azaltılırken veri doğruluğu ve izlenebilirliği artırıyor sürdürülebilirlik yönetim süreçlerimizin dijitalleşmesini destekliyoruz.
Bunun yanında, ISO Entegre Yönetim Sistemi kapsamında, şirketimizin yemekhane ve benzeri operasyonel alanlarında oluşan atık yağların çevresel etkilerini etkin şekilde yönetiyoruz. Bu kapsamda atık yağları kaynağında ayrıştırıyor ve uygun koşullarda geçici olarak depoluyoruz. Atık yağları, ilgili mevzuat ve standartlara uygun şekilde lisanslı atık toplama ve bertaraf firmalarıyla yaptığımız sözleşmeli iş birlikleri aracılığıyla toplatıyor ve çevreye zarar vermeyecek biçimde bertaraf edilmesini sağlıyoruz. Atık yağların toplanması ve teslimine ilişkin tüm süreçleri kayıt altına alıyor, lisanslı bertarafçı firmalar tarafından sağlanan geri kazanım/bertaraf belgeleriyle uyumlu şekilde izliyor ve sürekli iyileştirme hedeflerimiz doğrultusunda periyodik olarak gözden geçiriyoruz. Bu uygulamalarla yasal gerekliliklere uyum sağlıyor ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimine katkı sunuyoruz. Bu kapsamda, 2025 yılında toplam 7.895 kg atık yağı bertaraf ettik.
İklim değişikliği ile mücadelede sürdürülebilir kalkınmanın finansmanının önemli bir yeri olduğunun farkındayız. Bu kapsamda yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik vererek sürdürülebilir enerji yatırımlarına ve projelerine finansman desteği sağlıyoruz. 2025 yılında toplam kurulu güç miktarı 1.711 MW olan 27 adet yenilenebilir enerji projesine 22,6 milyar TL’nin üzerinde finansman desteği sağladık. Önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji ve kaynak verimliliği projelerine finansman desteği sağlamaya devam edeceğiz.
VakıfBank olarak, çevresel ve sosyal sorumluluk anlayışımız kapsamında, sürdürülebilirlik odaklı finansmanı bir öncelik olarak kabul ettik ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi desteklemek için sürdürülebilir tahvil ihraçları, yeşil krediler ve çevresel etkiyi gözeten yatırım araçlarıyla ekonomiye yön verdik. Bu yaklaşımı bireysel müşterilerimize de yansıtmak amacıyla %100 geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilen Recycle Kart projesini 17 Mart 2025 tarihinde hayata geçirdik. Çevresel sürdürülebilirliği gelecek stratejilerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik ve bu doğrultuda doğa dostu Recycle Kredi Kartı’nı müşterilerimizle buluşturarak sadece bir ödeme aracı sunmakla kalmayıp çevre dostu bir yaşam tarzını benimseyen herkes için ideal bir seçenek oluşturduk. Finans sektöründe çevresel sorumluluğun somut bir örneğini ortaya koyduk; kartımızı %100 geri dönüştürülmüş malzemelerden ürettik ve rPVC kullanımıyla standart PVC kartlara kıyasla %69 daha az karbon emisyonu sağladık. Her 1 milyon kart basımında 9 ton CO2 emisyonu ve 4,42 ton saf PVC tasarrufu elde ederek çevresel etkimizi azalttık; PVC’den üretilen 30 bin kartın sebep olduğu 623,61 kg CO2 emisyonuna karşılık rPVC kartlarla 304,2 kg CO2 tasarrufu sağladık. Hem iç hem dış katmanlarını tamamen geri dönüştürülmüş plastikten oluşturduğumuz Recycle Kredi Kartı ile sürdürülebilir tüketimi teşvik eden, çevreye duyarlı bir alternatif sunduk ve finans sektöründe çevresel sorumluluğu güçlendirdik.
Çalışanlarımıza enerji verimliliği ve iklim değişikliği konularında eğitimler vererek, bu konularda bilinci artırmak ve hem Banka içinde hem de Banka dışında enerji tasarrufu, atıkların kaynağında ayrıştırılması gibi konularda çevreye duyarlı davranış modellerini geliştirmeye çalışıyoruz. Bu dönemde sürdürülebilirlik konulu e-öğrenme eğitimine 29.181 çalışanımız katılım sağladı. Bu kapsamda 2025 yılında sürdürülebilirliği kurumsal önceliklerimiz arasında konumlandırarak çalışanlarımıza 33.466 saat sürdürülebilirlik eğitimi sunduk. Sürdürülebilirlik uygulamalarının etkin şekilde izlenmesini sağlamak amacıyla 5.408 saatlik ISO eğitimleri kapsamında denetim ekiplerimizde görev alan 70 çalışanımıza Entegre Yönetim Sistemi ve İç Denetçi Eğitimi verdik. Ayrıca, Entegre Yönetim Sistemi ve Denetçi Eğitimleri ile toplam 649 çalışanımız sertifikalandırılarak şubelerimizin tamamında en az bir sertifikalı çalışan bulunması sağladık. Bunun yanı sıra, dijital Çevre Yönetim Sistemi eğitiminden 904 çalışanımızı, Sıfır Atık Projesi kapsamında E-Sıfır Atık Eğitiminden ise 14.646 çalışanımızı faydalandırdık.
Ayrıca, çalışanlarımızın çevre ve sürdürülebilirlik konularındaki görüş ve önerilerinin değerlendirilmesi için V-LAB İnovasyon Platformu’na “Sürdürülebilirlik ve Çevre Yönetimi” başlığını da ekledik. İnternet sitemizdeki içerikleri küresel gelişmeler ve iyi uygulama örnekleri ışığında güncelleyerek; finansal okuryazarlık ve sürdürülebilirlik odaklı blog paylaşımlarıyla çevre ve iklim değişikliğine ilişkin toplumsal farkındalığı güçlendirdik. Bununla birlikte, Bankamız çalışanlarını ülkemizde ve dünyada yaşanan çevresel ve sosyal gelişmelerden haberdar etmek ve küresel ısınma ve aşırı doğa olaylarının sebep ve sonuçlarına ilişkin Banka genelinde bilinçlendirme sağlamak amacıyla aylık Sürdürülebilirlik Bültenlerinin yayımlanmasına devam ettik.
Ayrıca bu dönem TOFD (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği)’nin yürüttüğü plastik kampanyasına destek amacıyla çalışanlar tarafından toplanan 2.300 kg plastik kapakla 3 ihtiyaç sahibinin tekerlekli sandalyeye kavuşmasını sağladık.
Çalışanlarımızın, doğaya ve yeşile katkıda bulunması için 2019 yılından beri yürütülen “Her Yıla Bir Orman” fidan bağış kampanyasına 2025 yılında da devam ettik.
Çevreyi korumak ve doğal kaynakların sürekliliğinin sağlanmasına yönelik çevresel performansımızı sürekli iyileştirmek hedefi ile sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında oluşturduğumuz Çevre Politikamıza buradan erişebilirsiniz.
| Yenilenebilir Enerji Türü-2025 | Finanse Edilen Proje Sayısı | Projelere Sağlanan Finansman Tutarı (TL) | Kurulu Güç (MW) |
| GES | 22 | 15.376.007.196 | 1.287 |
| RES | 5 | 7.176.280.120 | 424 |
| Genel Toplam | 27 √ | 22.552.287.316 √ | 1.711 √ |
√ Bağımsız Denetim Kuruluşu tarafından sınırlı güvenceye tabi tutulmuştur.
GRI 3-3, 101-2, 101-4, 101-5, 101-6, 101-8, 201-2, 306-1, 306-2