TÜRKIYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONIM ORTAKLIĞI
31 ARALIK 2013 TARIHI İTIBARIYLA HAZIRLANAN
YIL SONU KONSOLIDE FINANSAL RAPOR
(PARA BIRIMI: TUTARLAR BIN TÜRK LIRASI (“TL”) OLARAK IFADE EDILMIŞTIR.)
Geçici vergiler ilgili yılda geçerli olan kurumlar vergisi oranında hesaplanarak ödenir. Yıl içinde ödenen geçici vergiler, o yılın yıllık kurumlar vergisi
beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisine mahsup edilmektedir.
Türk vergi mevzuatına göre beyanname üzerinde gösterilen mali zararlar 5 yılı aşmamak kaydıyla dönem kurum kazancından indirilebilirler. Ancak mali
zararlar, geçmiş yıl karlarından mahsup edilemez.
Türkiye’de ödenecek vergiler konusunda vergi otoritesi ile mutabakat sağlamak gibi bir uygulama bulunmamaktadır. Kurumlar vergisi beyannameleri
hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın 25’inci günü akşamına kadar bağlı bulunulan vergi dairesine verilir. Bununla beraber, vergi
incelemesine yetkili makamlar beş yıl zarfında muhasebe kayıtlarını inceleyebilir ve hatalı işlem tespit edilirse ödenecek vergi miktarları değişebilir.
Grup’un Avusturya’daki konsolidasyona tabi bağlı ortaklığı için kurumlar vergisi oranı %25’dir. Üç ayda bir ödenecek geçici vergiler hesaplanmakta ve
ilgili yıl için geçerli olan vergi oranı ile ödenmektedir. Ödemeler yıllık tüm kazanç üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilmektedir.
Türkiye ile Avusturya arasında yapılan Çifte Vergiyi Önleme Anlaşmasına göre, Avusturya’daki Türk şirketleri, Türkiye’deki yatırımları ve Türkiye’de
kullandırdıkları kredilerden elde ettikleri faiz gelirleri üzerinden %10 oranında vergi indiriminden yararlanma hakkına sahiptirler.
Ertelenmiş vergiler
Ertelenmiş vergi borcu veya varlığı, TMS 12 –
Gelir Vergileri
standardı uyarınca varlıkların ve borçların finansal tablolarda gösterilen değerleri ile yasal
vergi matrahı hesabında dikkate alınan tutarları arasındaki “geçici farklar” üzerinden vergi etkilerinin hesaplanmasıyla belirlenmektedir. Vergi mevzuatına
göre varlıkların ya da borçların iktisap tarihinde oluşan mali ya da ticari karı etkilemeyen farklar bu hesaplamanın dışında tutulmuştur.
Konsolidasyona tabi her bir bağlı ortaklık için hesaplanan ertelenmiş vergi varlıkları ile ertelenmiş vergi borçları, ilgili bağlı ortaklığın kendi finansal
tablolarında yasal olarak dönem vergi varlıklarını dönem vergi borçlarına mahsup etme hakkının olmasından dolayı netleştirilerek gösterilmektedir.
Konsolide finansal tablolarda ise konsolidasyona tabi bağlı ortaklıkların yasal olarak tek bir net ödeme alma veya net ödeme yapma hakları olmadığından
ertelenmiş vergi varlıkları ile ertelenmiş vergi borçları netleştirilmeden gösterilmektedir.
Varlıkların müteakip ölçümleri sonucu oluşan değerleme farkları konsolide gelir tablosunda muhasebeleştirilmişse, bunlarla ilgili oluşan cari dönem
kurumlar vergisi ya da ertelenmiş vergi geliri veya gideri de konsolide gelir tablosunda muhasebeleştirilmektedir. İlgili varlıkların müteakip ölçümleri
sonucu oluşan değerleme farkları doğrudan doğruya özkaynak hesaplarında muhasebeleştirilmişse, vergi etkileri de özkaynak hesaplarında
muhasebeleştirilmektedir.
Transfer fiyatlandırması
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesinin transfer fiyatlandırması yoluyla “örtülü kazanç dağıtımı” başlığı altında transfer fiyatlandırması konusu
işlenmekte olup; 18 Kasım 2007 tarihinde yayımlanan “Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ”i bu konu hakkında
uygulamadaki detayları belirlemiştir.
İlgili tebliğe göre, eğer vergi mükellefleri ilgili kuruluşlarla (kişilerle), fiyatlandırmaları emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde yapılmayan ürün, hizmet
veya mal alım ve satım işlemlerine giriyorlarsa, ilgili karlar transfer fiyatlaması yoluyla örtülü bir şekilde dağıtıldığı kanaatine varılacaktır. Bu tarz transfer
fiyatlaması yoluyla örtülü kar dağıtımları kurumlar vergisi açısından vergi matrahından indirilemeyecektir.
Yatırım indirimi
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na 8 Nisan 2006 tarih ve 26133 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere yürürlüğe giren 5479 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 69’uncu maddede, bu madde kapsamında yükümlülerin 31 Aralık 2005 tarihinde yürürlükte
bulunan mevzuat hükümlerine göre (vergi oranına ilişkin hükümler dahil) hesaplayacakları yatırım indirimi tutarlarını sadece 2006, 2007 ve 2008
yıllarına ait kazançlarından indirebilecekleri öngörülmüştür. Bu çerçevede, üç yıllık sürede yatırım indirimi istisnası haklarının bir kısmını veya tamamını
kullanamayan yükümlülerin hakları 31 Aralık 2008 itibarıyla ortadan kaldırılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin, 15 Ekim 2009 tarihinde yapılan toplantısında aldığı Karar uyarınca, yukarıda bahsi geçen Gelir Vergisi Kanunu’nun yatırım
indirimiyle ilgili geçici 69’uncu maddesinde yer alan 2006, 2007 ve 2008 ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesine karar
verilmiş olunup, yatırım indirimiyle ilgili süre sınırlaması kaldırılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin aldığı Karar uyarınca, yatırım indirimiyle ilgili iptalin,
Kararın Resmi Gazete’de yayımıyla birlikte yürürlüğe girmesine hükmedilmiş ve ilgili Anayasa Mahkemesi Kararı 8 Ocak 2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu iptal kararı ile birlikte Grup’un finansal kiralama sektöründe faaliyet gösteren bağlı ortaklığı,
ilgili dönemlerde faaliyetlerini zarar ile sonuçlandırdığından yatırım indirimi hükümlerine tabi olup kullanamadığı tutarları herhangi bir süre sınırlaması
olmadan vergiye konu ederek kurum kazancından indirebilecektir.
222